Psikoterapi ile hayatınızı
daha sağlıklı ve dengeli
hale getirin.

Hakkımda

Elif Gür Yeditepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. Lisans eğitimi sırasında Balıklı Rum Hastanesi Psikiyatri servisinde stajını tamamlamıştır. Ardından Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Bitirme projesi “Borderline Kişilik Bozukluğu ve Somatizasyon Belirtilerinin Klinik Olarak İncelenmesi” üzerine yazmıştır.

“Evrendeki en büyük gösteri,
sen aklını keşfettiğin an başlar.”

Sigmund Freud

Psikanalitik Terapi

Psikanalitik terapi, bilinçdışında bastırılmış içeriklerin bilinç düzeyine çıkarılması yoluyla, kişinin geçmiş travmatik deneyimlerin ve çözümlenmemiş çatışmaların güncel semptomlar üzerindeki etkisini anlamasını amaçlayan bir yöntemdir. Serbest çağrışım, rüya analizi ve transferans gibi tekniklerle çalışılır. Bu süreçte, güvenli bir terapötik ortamda, hastanın içgörü kazanması ve nesne ilişkileri yeniden yapılandırılması hedeflenir.

Depresyon, bireyin çevresine karşı ilgisini kaybetmesi, keyif alma duygusunun azalması, aşırı yorgunluk, uyku düzensizlikleri, iştah değişiklikleri, değersizlik hissi, suçluluk duygusu, yoğunlaşma güçlüğü, karamsarlık ve intihar düşünceleri gibi bir dizi belirtiyle kendini gösterir. Negatif düşünce kalıpları, düşük benlik saygısı, kayıplar, travmalar, stresli yaşam olayları gibi psikolojik faktörler, depresyonun başlamasında ve devam etmesinde önemli rol oynamaktadır.

Panik atak, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan yoğun korku ve kaygı nöbetleridir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, baş dönmesi gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Kişi, kalp krizi geçiriyormuş gibi hissedebilir. Aslında hiçbir tehlike yokken vücut, büyük bir tehdit
altında olduğunu düşünerek bu tepkileri verir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk, tekrarlayan düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin
yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan yineleyici davranışlar veya zihinsel eylemler (kompulsiyonlar) ile kendini gösterir bu düşüncelerden kurtulmak için geliştirdiği alışkanlıkların, aslında durumu daha da kötüleştirdiği durumdur.

Sosyal fobi, bireylerin sosyal durumlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği
endişesiyle yaşadıkları yoğun kaygı ve bu kaygıyı azaltmak için sosyal ortamlardan kaçınma eğilimidir. Konuşma, yemek yeme gibi basit eylemler bile sosyal fobi yaşayan kişiler için büyük bir kaygı kaynağı olabilir. Kişiler Arası İlişki ve İletişim sorunları İletişim sorunları, bireylerin duygularını, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını açıkça ifade
edememeleri veya karşı tarafın bu ifadeyi doğru anlamasındaki zorluklar nedeniyle ortaya
çıkar. Bu durum, ilişkilerde gerginlik, yalnız hissetme, yanlış anlamalar ve hatta kopmalara ve daha ciddi sorunlara neden olabilir.

Psikanalitik bakış açısına göre yas, sadece bir kaybın değil, aynı zamanda içsel nesnelerin
kaybının da yaşandığı karmaşık bir süreçtir. İnkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabul gibi
aşamaları içeren bu süreçte kişi, kaybedilen nesneyle olan bağını koparmak zorunda kalır. Bu durum, derin bir acıya ve kişinin kimliğinin yeniden yapılanmasına yol açar. Yas, sadece duygusal değil, aynı zamanda bilişsel ve davranışsal değişikliklere de neden olur.

Travma, bireyin güvenlik ve bütünlük algısını derinden sarsan, kontrol edilemez ve yıkıcı bir
olay olarak tanımlanabilir. Travma sonrası stres bozukluğu ise tüm travma mağdurlarında görülmeyen, bireysel farklılıklara bağlı olarak ortaya çıkan bir klinik tablodur. Travmayı tekrar yaşama, ondan kaçınma ve aşırı tetikte olma, o anı dışarıdan biri olarak izleme gibi belirtilerle kendini göstebilir. TSSB, kişinin sosyal, iş ve aile hayatında önemli sorunlara yol açarak yaşam kalitesini düşürebilir.

Kişilik bozuklukları, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarında, kendi kültürüne göre beklenenden önemli ölçüde sapmalar gösteren, esnekliği olmayan ve süreklilik arz eden bir içsel çatışmalar ve davranışlar örüntüsüdür. Bu bozukluklar, bireyin sosyal ilişkilerinde, iş yaşamında ve genel yaşam kalitesinde önemli ölçüde bozulmaya neden olur. Kişilik
bozukluklarının tanı konulabilmesi için, bu belirtilerin bireyin yaşamının birçok alanında gözlenmesi ve önemli bir işlevsel bozulmaya yol açması gerekmektedir.

Duygudurum bozuklukları, bireyin duygusal deneyimlerini ve davranışlarını etkileyen, ruh
halinde uzun süreli ve aşırı değişkenliklere neden olan bir grup psikiyatrik rahatsızlıktı. Bu bozukluklarda, bireyler aşırı üzüntü, mutluluk, sinirlilik veya enerji eksikliği gibi belirtiler yaşarlar. Bu durum, bireyin sosyal, işlevsel ve kişisel yaşamında önemli zorluklara yol açabilir.

Randevunuzu Alın

depresyon tedavisi – bulimia – depresyon psikolog – panik atak tedavisi – anksiyete terapisi – depresyon terapi – psikanalitik terapi – yeme bozukluğu terapisi – narsisizm tedavisi – ölüm korkusu terapisi – kişilik bozukluğu terapisi – çoklu kişilik bozukluğu terapisi – beşiktaş psikolog – avrupa yakası psikolog – nişantaşı psikolog – mecidiyeköy psikolog – levent psikolog – şişli psikolog – etiler psikolog – taksim psikolog – mecidiyeköy psikoterapist – mecidiyeköy psikoterapi – beyoğlu psikolog – nişantaşı psikoterapi – şişli psikoterapi – beşiktaş psikoterapist – etiler psikoterapi – şişli psikolog randevu – avrupa yakası psikoterapi – beşiktaş psikoterapi – levent psikoterapi – taksim psikoterapi – şişli psikoterapist – beyoğlu psikoterapi – çağlayan psikolog – nişantaşı psikoterapist – avrupa yakası psikoterapist – etiler psikoterapist – levent psikoterapist – taksim psikoterapist – şişhane psikolog – beyoğlu psikoterapist – çağlayan psikoterapi – şişhane psikoterapi – çağlayan psikoterapist – şişhane psikoterapist